Öznur Tanrıverdi


aaaaa

 

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

1993 İstanbul doğumluyum. 2011 yılında Bahçelievler Şehit Osman Yıldız Mesleki ve Teknik Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’ni birincilikle bitirdim. Ana dalım Bilişim Teknolojileriydi. Öğretmenlik mesleği ise tek tercihimdi. Lisedeki kıymetli iki hocamın mezun olduğu üniversite olması sebebiyle ilk 3 tercihimden biriydi Marmara Üniversitesi. İlk iki tercihim Boğaziçi Üniversitesi idi. Sonuçlar açıklandığında 3. tercihim olan Marmara Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümünü kazanmıştım. 2015’te Marmara Üniversitesi’nden mezun olduğumda ‘iyi ki Marmara Üniversitesi mezunuyum,’ dedim. Mezun olduğum yıl Marmara Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Yüksek Lisans eğitimime başladım. Yüksek lisans sürecinde ilk yıl birçok akademik çalışmam oldu. 10. Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu’nda iki bildirim yayınlandı. Yüksek lisanstan bir arkadaşımla beraber hazırladığımız bir bildiriyi Dubai’de gerçekleşen International Trends and Issues in Communication & Media Conference’nda video konferans formatında sunduk. Yüksek Lisansta ilk yılımı The turkish Journal of Educational Technology dergisinin özel sayısında yayınlanan makale ile tamamladım. Şu anda yüksek lisans tez sürecindeyim. Tezim kapsamında hazırladığım bildiri ABD’deki  Harvard Üniversite’sinde düzenlenen  İnternational Education Technology Conference’den (IETC’17) kabul almıştır. Marmara Üniversitesinde Bilgi İşlem Daire Başkanlığında Çağrı Merkezinde görev yapmaktayım.

Üniversitede ki öğrencilik yıllarınızda neler yaptınız?

Üniversitenin ilk yılı çok fazla şey yapmadım. İkinci yıldan itibaren bölüm hocalarımızdan birinin yönlendirmesiyle üniversitenin Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda kısmi zamanlı öğrenci olarak çalışmaya başladım. Orada Web-İdare Destek biriminde bazı idari süreçlerde görev aldım. Aynı zamanda bir yıl boyunca özel bir eğitim kurumunda ortaokul öğrencilerine hem eğitim danışmanlığı hem de Matematik öğretmenliği yaptım. Derslerimin yoğunluğu sebebiyle bir yılın sonunda ayrılmak zorunda kaldım. Üçüncü sınıfın ara döneminde de sözleşmeli personel olarak tam zamanlı çalışma hayatına başlamış oldum. Çalıştığım departman, üniversitenin yeni kurulan Çağrı Merkezi birimi idi. Tam zamanlı çalıştığım için son bir yıl derslere 2. Öğretim okuyan arkadaşlarla katıldım. Bu kadar yoğun bir programın içinde olsam da özellikle son iki yıllık üniversite yaşamımda özellikle hafta sonları birçok sosyal etkinliğe, akademik sempozyumlara katıldım. Katıldığım eğitimler ve konferanslarda gördüm ki, üniversite hayatı boyunca yaptığımız her şey kıymetli. Üniversite eğitimim boyunca tüm projelerimi, proje raporlarımı arşivlemiştim. Hazırlamış olduğum projeler ve çeşitli çalışmalarım yüksek lisans başvuru sürecinde de bana yardımcı olmuştu.

 img-20170813-wa0002

Mesleğinize o yıllarda mı karar verdiniz?

Lisedeyken hayallerimi süsleyen meslek öğretmenlikti. Üniversiteye başladığımda da öğretmenlik yapmayı, öğrendiğim bilgileri paylaşabilmeyi özel şirketlerde çeşitli pozisyonlarda çalışmaktan daha çok faydalı görüyordum. Bölümümüz gereği birçok iş alternatifimiz vardı ama eğitimimin son yıllarında akademisyenliği düşünmeye başlamıştım. Araştırma yapmayı ve özgün ürünler oluşturmayı seviyordum. Akademisyenlik için ilk adımın yüksek lisans olduğunu ve bu alanda yaşamım boyunca kendimi geliştirip özgün çalışmalar ortaya çıkarabileceğimi ve böylece daha faydalı bir öğretmen olacağıma karar verdim. Ayrıca bundan sonra daha mutlu olacağımın da farkındaydım. Böylece mezun olmadan akademisyenliğe karar vermiştim. Şimdi ise bu yolda emin adımlarla ilerlemekteyim.

 Bölümdeyken mezuniyet sonrasına yönelik çalışmalarınız oldu mu?

Tabii ki. Eğitim sürecinde yapmış olduğum tüm çalışmalarım ile bir portfolyo oluşturdum. Üniversitenin Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda olmama rağmen özel okulda da öğretmenlik yapıp çeşitli öğretmenlerle tanışıp iletişim ağımı genişlettim. Bahçelievler’de Gençlik Meclisi tarafında organize edilen Genç Gelişim Akademisi adındaki sertifikalı programlarına üç yıl boyunca katıldım. İlk yıl sadece katılımcıydım. Son iki yıl ise Eğitim Komisyonunda gönüllü olarak görev yaptım. Yine derslerimin yoğunluğundan üniversitenin son yılı görevimden ayrıldım. Son yıl çoğu arkadaşım KPSS’ye hazırlanırken ben ALES’e hazırlandım. Sonrasında yıl kaybım olmaması adına Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’ne yüksek lisans programına başvurdum ve akademisyenlik için ilk adımımı atmış oldum.

 Şuanda yaptığınız meslek için BÖTE’de verilen eğitimin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

Şu anda hedeflediğim mesleği yapmıyorum maalesef. Çalıştığım iş sadece hedeflerime ulaşabilmem için bir basamak. Çalıştığım iş sürecinde eğitim alanımın teknoloji kısmına ait bilgileri kullanıyorum ama almış olduğum eğitimin özel sektörde çalışan ve çalışmayı hedefleyen arkadaşlarım için uygulama noktasında eksikleri olduğunu düşünüyorum. Eğitim sürecinde teori kısmını çok güzel alıyoruz fakat iş ortamında karşılaşacağımız durumlar hakkında yaşanmış ya da yaşanabilecek örnekler eksik kalıyor, özellikle eğitim derslerinde. Sadece ezber bilgileri aldık ve tüm bilgilerimiz kavrama aşamasında kaldı, uygulamaya dökemedik. Öğretmenlik yaparken karşılaştığımız birçok sorun oluyor. Staj döneminde de bu tür problemlerle karşılan arkadaşlarımız oldu. Devlet ya da özel okul hiç fark etmez, bir sınıfın içinde aynı hazır bulunuşluk seviyesinde olan öğrenci olması oldukça zor. Senaryolar üretip önümüze koymalılar ki, bizler de çözüm önerilerinde bulunup tartışma ortamı oluşturabilelim.

BÖTE bölümünde şunlar olmasaydı dediğiniz şeyler var mı? Varsa bunlar nelerdir?

Bölümde alan derslerimizdeki uygulama aktifliğini keşke eğitim derslerinde de sağlayabilseydik. Öğrenciler daha çok proje yapmaya, uygulama yapmaya teşvik edilebilirdi. Yaptığımız projeler ile TÜBİTAK gibi kuruluşlara başvuru yapıp daha faydalı süreçlere adım atabilseydik. Mezun olduğum yıl bölümde bu yönde köklü değişiklikler olmaya başlamıştı. Bizim dönemimize yetişemese de sizler bölümün yenilenme çalışmaları sonuçlandıktan sonra daha uygulamaya yönelik çalışmalar yapılabilecek, diye düşünüyorum.

İş hayatınızda neler yapıyorsunuz?

Bizleri arayan Marmara Üniversitesi personeli, öğrencileri, öğrenci adayları ve paydaşlarına; ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda sıklıkla karşılaştıkları konular (İlk Kayıt, Yatay Geçiş, Bilgi Yönetim Sistemi (BYS), Elektronik Bilgi Yönetim Sistemi (EBYS), Personel Bilgi Yönetim Sistemi (PBYS), Destek Sistemi, Ders Kayıtlanması, Mezuniyet, E-posta Hizmetleri vs.) ile ilgili sorularına hızlı ve etkin bir şekilde çözüm sunmayı hedefliyoruz. Sıkça karşılaşılan süreçler kapsamında içerik geliştirip ilgili birime sunuyoruz. Onlardan alınan geri dönüşlere göre düzenlemeler yapıp ilgili web sayfalarında bu dokümanların paylaşımları yapılıyor. Çalışan personellere ait değerlendirmeler yapılıp aylık analiz raporları hazırlanıyoruz. Çağrı Merkezinin IVR (Sesli Yanıt Sestemi)’deki raporlar çekilip kişi bazlı raporlamalar hazırlayıp arşivliyoruz. Kısacası bir Çağrı Merkezi’nden daha fazlası diyebiliriz. J

Özel sektörde BÖTE bölümünün yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Disiplinler arası bir bölümde eğitim gördüğümüz için özel sektörde azımsanmayacak bir yerimiz var. Özel sektörde yer edinmekte zorlanmıyoruz. Birçok alanı teknoloji ile harmanlayıp daha başarılı süreçlere imza atabiliyoruz. Sadece eğitim kurumlarında değil, birçok kurumun teknoloji departmanında da görev alabiliyoruz.

BÖTE mezunu olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Avantaj olarak baktığımızda çok fazla alana hâkim olabiliyoruz. Bilgisayar ve eğitim ile bir bütün halinde olmak belki de en büyük avantajımız. Sağlık alanında da çalışabiliriz, öğretmenliğin dışında bazı özel sektörlerde de çalışabiliriz, kesinlikle o yönden avantajının olduğunu düşünüyorum. Çünkü bize her alandan, birçok bilim dalından fazla şey öğretiliyor ve burada önemli olan kendimizi yetiştirdikten sonra her alana kolaylıkla adapte olup çalışabiliriz. Bölüme yeteri kadar kıymet verilmemesi tek dezavantajımızdır bana göre.

BÖTE mezunlarının atamalarında sıkıntılar var bu yönde mezunların geleceğe yönelik neler yapmasını önerirsiniz?­­

Yani tabii ki kendilerini yetiştirmeleri gerekiyor, özellikle son yıllarda robotik üzerine fazla yoğunlaşabilirler. Evet, birçok eğitim alanında olduğu gibi bizim bölümde de atanma konusu sıkıntılı. Devlette öğretmenlik dışında özel sektörde iyi bir yerde verimli bir şekilde çalışmak isteyen arkadaşlar robotik üzerine gidebilmeli ya da birçok alanda kendilerini geliştirebilmelidir. BÖTE öğrencisi ve mezun arkadaşlara eğitim ve teknolojiyi güzel bir şekilde harmanlayıp uygulamaya yönelik projeler ve çalışmalar yapmalarını öneririm. Disiplinler arası bir bölüm olmanın avantajlarını kullanmalılar. Birçok bölüm ile ortak çalışmalar planlanabilir. Son olarak yaptıkları iş ne olursa olsun en başarılı şekilde ve severek yapmalarının çok önemli olduğunu onlara hatırlatmak isterim.

img-20170813-wa0003

Üniversite okuduğunuz şehrin avantajları ve dezavantajları nelerdir? Zorlandınız mı?

Doğma büyüme İstanbul Avrupa yakasında yaşamaktayım. Üniversite hayatıma da aynı şehirde devam etmem büyük avantaj oldu benim için, hiç zorlanmadım.

Okuduğunuz üniversitenin size nasıl katkıları oldu?

Marmara Üniversitesi’nin kesinlikle köklü ve kaliteli bir eğitim sistemi var. Özellikle eğitim fakültesinin. Üniversitem eğitim kadrosu ve eğitime bakış açısı olarak birçok üniversiteye göre daima bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Öğrencilerine kazandırdığı değer yargıları açısından oldukça donanımlıdır. Okuduğum üniversitenin en büyük katkısı eğitim hayatıma ve değer yargılarıma olsa da iş hayatımda da önümü açıp bir çok alanda da tecrübe edinmeme vesile olmuştur.

Sizin mesleğinizi yapmak isteyen arkadaşlara öğrencilik yıllarında neler yapmalarını önerirsiniz?

Lisans eğitim sürecini boş geçirmesinler. Konferanslar, eğitimler hepsine katılsınlar. Özel sektör düşünmeseler bile her yeni bilginin önemi büyük. Kendilerini devamlı yenilesinler. Teknolojiyi yakından takip edip, uygulamaya yönelik çalışmalar yapsınlar. Ders kapsamında yapılan çalışmalarda büyük düşünsünler. Nasıl faydalı bir çalışma olabilir, hedef kitlesini nasıl belirleyebilirim uygulama aşamasında diye fikir yürütmeliler. Yapmış oldukları etkinlikleri, projeleri kesinlikle saklamalarını tavsiye ediyorum. Portfolyo şeklinde saklamaları gerekiyor bunu ki en azından iş başvurusuna gittiklerinde elleri dolu olsun. Bir şeyler yaptım ve bunun daha fazlasını yapabilirim, demeleri gerekiyor.

 Lisans hayatınızda portfolyo hazırladınız mı?

Hazırladım, sakladım. Tüm yapmış olduğum projeler etkinlikler ödevler hepsinin hem soft halini hem de çıktı halini saklıyorum. Hepsini çok güzel bir şekilde arşivledim. Hiçbir çalışmamı atmadım ya da dersi geçmek için yapmadım. Yaptığım çalışmalar yüksek lisansa kabul edilmemde büyük artı sağladı.

BÖTE mezunu olarak şu anda BÖTE okuyan arkadaşlara önerlileriniz nelerdir?

Kesinlikle severek bölüme devam etsinler, şöyle ki ben ilk başta geldiğimde çok fazla bölüme isteyerek gelmemiştim. Şahsen Anadolu meslek mezunuyum sadece puanım yettiği için ve bu bölüme devam etmemi istedikleri için etrafımdaki insanlar, ailem, hocalarım, arkadaşlarım, o yüzden devam etmiştim. Ne var ki, birinci sınıfın sonunda gerçekten bölümü istemeye başladım ve severek devam ettim. Bunun bana çok fazla katkısı oldu, severek yaptığım bir iş haline dönüştü. Severek derslere katıldım. Bu yüzden arkadaşlarımın da kendilerini geliştirmelerini çok isterim. Sadece bir bölüm okuyup mezun olayım kafasında değil de, burada bir şeyler yapabilmelerini istiyorum. Bir ürün çıkartmaları gerek mutlaka. Son dönemde zaten laboratuvarlarımızın ve ders içeriklerinin değişmesi genişlemesi bunlara nazaran buradaki fırsatları yakalamaları ve buradaki fırsatları onlar için avantaja çevirmelerini, bir ürün çıkarmalarını isterim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir