İlhan Yıldız


educashowBiraz kendinizden bahseder misiniz?

Liseyi bir Anadolu Teknik Lisesi’nde, Bilgisayar bölümünde okuduktan sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği okudum. Yani bilgisayar ile ilgili bir iş yapmak istediğimi biliyordum. Öğretmenlik yapma düşüncem vardı. Öğretmenlik okumak için bölüme girmiştim. Ama bölümün içine girdikçe de daha farklı işler yapabileceğimi fark ettim. Şu anda da bir Amerika firmasında YUM! Türkiye'de Eğitim Teknolojileri uzmanı olarak çalışıyorum.

Üniversitede ki öğrencilik yıllarınızda neler yaptınız?

Çok keyifli bir üniversite yaşamı geçirdim. Bize destek olan hocalarımız vardı. Özellikle öğretmenliğe yönelik bizi çalıştıran hocalarım vardı. Onlar ile çalıştım ve çok desteklerini gördüm. BÖTE okumanın en büyük avantajı, bilgisayar ile ilgili bilgileri çok iyi öğrenebiliyorsunuz, hem de pedagojik bilgileri çok güzel bir şekilde alabiliyorsunuz. Üniversite yıllarımda bol bol da gezdim. Maalesef çok fazla kulübe katılamadım. Çünkü aynı zamanda çalışmam gerekiyordu. Kendi geçimimi sağlamak için üç senemi çalışarak geçirdim. Etkinliklere katılmak istediğim zamanlarda kulüplere üye oldum. ETZ' de görev aldım. Dersler içerisinde birçok proje içerisinde yer aldım ve bunların hala faydasını görüyorum.

Peki, Eğitim Teknoloğu olmaya o yıllarda mı karar verdiniz?

BÖTE okumaya başladığınızda birçok iş olanağı ile karşılaşıyorsunuz. Veri tabanı, ağ yöneticisi, akademisyen, öğretmen, eğitim teknolojileri ile alakalı işler yapabilirsiniz. Çok fazla dallanma var. Üniversiteden mezun olduğumda öğretmenlik yapabilirim diye düşünüyordum. Ama yalnızca öğretmenlik olarak düşünmemiştim. Eğitim Teknolojileri Uzmanı olarak diğer branş öğretmenlerine destek olabileceğimi düşünüyordum. Bunu çalıştığım yerde sadece bu konuya odaklanarak yapacağımı öğrendiğim zaman, burada çalışmaya karar verdim. Keyifle çalışıyoruz ve çok güzel işler yapıyoruz.

Bize Eğitim Teknoloğu olma sürecinizden kısaca bahseder misiniz?

İş başvuruları sırasına telaşlandığım durumlar olmuştu. Birçok yerle görüştüm. Bazılarından olumsuz geri dönüş aldım. Bazılarından da tecrübesiz üniversite mezunu aramadıklarını söylüyorlardı. Bir buçuk ay sonra yakın arkadaşlarım işlerini bulduktan sonra ben iyice telaşlanmaya başladım. Ancak asla umudumu kaybetmedim ve aramaya sürekli devam ettim. Ne yapacağıma karar verirken iki üç yerle daha görüştüm. Genellikle okullara ve özel sektörde de birkaç yere başvurdum. Şirketlerden olumlu dönüş aldım. Sadece okullar da değil, şirketlerde de rahatlıkla iş yapabileceğimi düşündüğüm için Eğitim Teknoloğu olarak kariyerime devam etmeyi düşündüm. Hala öğretmen olma fikrim var. Her ikisini de deneyimledikten sonra yolumu tekrar çizmeyi düşünüyorum. Şu anda bulunduğum işten ve ortamdan çok memnunum.

Bölümdeyken mezuniyetten sonrasına yönelik kaygılarınız ve çalışmalarınız var mıydı?

Bölümdeyken hiçbir kaygım yoktu. KPSS' ye hiç hazırlanmadım. BÖTE' den mezun olup devlet okullarında öğretmen olma düşüncem hiç yoktu.  Atamalardan dolayı, öğretmenlik olursa bile özelde yaparım diye düşünüyordum.  BÖTE mezununun birçok işi olduğunu biliyordum ve kendimi de bu yönde hazırladım. Eğitim Teknoloğu’na ve öğretmenliğe iyi hazırlandığımı düşünüyorum.   Bunu yapabileceğimi düşündüğüm için bir kaygı yaşamadım. Ama mezun olduktan sonra hemen bir yerle anlaşamadığımdan küçük kaygılar yaşamıştım. Ama bu kaygılarımda kısa bir sürede yok oldu. İşe başladıktan sonra çok rahat bir şekilde öğrendiklerimle birlikte yapabildiğim işleri gösterdim.

Bize Eğitim Teknoloğu kavramını açıklayabilir misiniz?

Eğitim Teknoloğu “Nasıl daha iyi eğitim yapılır, kişilerin öğrenmesini sağlayabilmek için neye ihtiyacımız var, hangi araçları kullanabiliriz?” gibi soruların cevabını veren kişidir diyebiliriz. Ve artık eğitim, teknolojiyle gelişiyor. Teknoloji olmadan eğitime geçilemediği bir hayata geçiyoruz. Bu teknolojinin eğitime nasıl adapte edildiği tam olarak Eğitim Teknoloğu dediğimiz kişilerin yapabileceği iş. Teknolojiyi bir eğitimde kullanmak istiyorum. Ama bir teknolojiyi eğitime koyup bunu direkt çalıştıramayız. Bunu eğitimin hangi yönünde kullanacağımız önemli. Desteklemek amacıyla mı, içerik verme amacıyla mı veya kullanacağım bu teknoloji içerik vermeye mi uygun, uygulama yapmaya mı uygun bunu bilmemiz gerekiyor. Bunu bilmeyen öğretmenlerimiz, maalesef teknolojinin eğitim de çalışmadığını düşünüyorlar. Ama bu kesinlikle büyük bir yanılgı. Eğitim Teknoloğu ile birlikte çalıştığınız zaman eğitimin neresinde hangi uygulama kullanabileceğimiz ve eğitimi nasıl destekleyebileceğimiz konusunda çok büyük destekler alabiliyorsunuz. Yani Eğitim Teknoloğu, teknolojiyi eğitime nasıl adapte edebileceğini gösteren ve uygulayan kişidir diyebiliriz.

Eğitim Teknoloğu olabilmek için okullarda verilen eğitim yeterli mi sizce? Şunlar da olsa daha iyi olurdu dediğiniz şeyler var mı?

Eğitim Teknoloğu olabilmek için eğitimin yeterli olmadığını düşünüyorum. Belki bir PowerPoint düzenlemek, küçük uygulamalar yapmak ve bunu nasıl adapte edebileceğimizi vermek az da olsa okul için yeterli olabilir. Ama şirketler için kesinlikle yeterli olmadığını söyleyebilirim. Çünkü ben Eğitim Teknolojileri Uzmanı olarak çalıştığım bu firmada, gittiğim zaman bana söylenen ilk şey: SCORM' du. SCORM' u daha önce üniversitede bir kere duydum. Ama ne olduğunu kendim araştırana kadar bilmiyordum. Scorm, LMS (Eğitim Yönetim Sistemi) bunlardan böyle kısaca bahsedildi. Fakat "LMS nasıl yönetilir? LMS 'e nasıl kişi kaydedebiliriz? Nasıl eğitimler LMS'e atabiliriz? Bu teknolojinin standartları ne?" gibi olayların uygulamasını yapmadık. Eğitim yönetim sistemini yönetiyoruz. İlk gittiğimde bana sorulan soru Scorm paket nedir? Biliyor musun? Scorm paket dediğimiz şey basit uygulamalardan da yapılabilir. Global bir firmadayız ve sürekli olarak yurt dışındaki arkadaşlarla iletişime geçip onlarla da çalışıyoruz. Bir eğitim paketi almak istendiğinde bize scorm paket olarak gönderiyorlar. Biz bunu güncelleyip türkçe haline getiriyoruz. Daha sonra o halini eğitim yönetim sistemine atıp tüm restaurant çalışanlara atamasını yapıyoruz. Onların izlemelerini ve ne kadar süre izlediklerini de raporlamasını yaparız. Ama bunları okulda görmedik. Mesela Moodle kullanan hocalarımız var. Ama hiçbir öğrenci moodle açıp bir eğitim yönetim sistemi kurmayı düşünmüyor veya hocalardan öyle bir istek gelmiyor. Eğer okullarda değil de özel sektörde Eğitim Teknolojileri Uzmanı olmak diyorsak, mutlaka scorm paketler, eğitim yönetim sistemi konusunda ve bunların raporlanması şeklinde eğitimler verilmesini düşünüyorum.

Scorm nedir?

SCORM ADL firmasının oluşturduğu bir eğitim teknolojisi standartı. Bu standart sayesinde tüm eğitim yönetim sistemlerinde çalışacak bir format sağlayabiliyoruz. Bunun geçmişine çok gitmek istemesem de, bir eğitim yönetim sisteminde çalışan bir eğitim farklı bir sistemde çalışmayabiliyordu. SCORM bu sorunları tamamı ile ortadan kaldırdı.

Okullarda sıkça kullanıldığından Moodle örneğinden bahsetmek istiyorum. Moodle mesela bir eğitim yönetim sistemi. Hocalarımız bir ödev yüklüyor ve biz görebiliyoruz. Bizim de bir eğitim yönetim sistemimiz var. Buraya eğitimleri yüklüyoruz. Tek tek kullanıcılara atamasını yapıyoruz.

Eğitim Teknoloğu denilince sadece bir dersin içeriğine teknolojiyi entegre eden kişiler değildir. Aynı zamanda yeni teknolojileri takip eden, bunları derse uyarlayan, lms sistemini nasıl kullanacağını bilen kişilerdir. Artık herkes değişen zamanla birlikte internetten eğitime yönelmeye başladı. Birçok okul eğitim yönetim sistemi satın almaya başlıyor ve yönettirmeye başlıyor. Bu durumda Eğitim Teknologlarının değerinin artmaya devam edeceğinin bir göstergesidir.

Eğitim Teknoloğu olmak isteyen  öğrencilere önerileriniz nelerdir?

Öncelikle herkes gibi Eğitim Teknoloğu olmak isteyen öğrenciler de çok araştırmalılar. Derslerden, hocalardan, konferanslardan birçok terim duyuyoruz. Bunları duymak ile kalmamalılar. Örneğin; LMS, kullanılan uygulamalar(kahoot vb.), oyunlar, oyun tabanlı öğrenmeler, oyunlaştırma gibi birçok terim duyuyoruz. Terimlerin anlamlarını öğrenmek istesek de konferanslar ve derslerin süreleri kısıtlı olduğu için tam olarak açıklaması verilemiyor. Bunları bol bol araştırmalılar. Araştırmadan öğrenmeden içeriye girmeden daha ayrıntılı bilgiye ulaşamayız. Araştırıp bir şeyler uygulamamız gerekiyor. Öğrenmede görme, duymanın etkilerini biliyoruz. Ama en yüksek uygulamadır. Duyduğunuz bilgiyi araştırmalı ve uygulamalısınız. Bir wordpress web sitesi oluşturmak veya blog yazmak da bir sistem yönetmek, tecrübe aktarmaktır. Bir bilgiyi duyup, sonra onu araştırıp yazıya dökmek de bir uygulamadır.  Etkin olmalılar. Önemli olan öğrenmektir ve bunu istedikten sonra başarmak artık çok kolay.

Mezun olduktan sonra iş hayatına nasıl başladınız?

İş başvuruları daha çok Linkedin, kariyer veya kurumların kendi web siteleri üzerinden sağlanıyor. Ama ben oradan işimi bulmadım. Ben sosyal medyayı sık kullanırım. Bir gün Twitter da gezerken bir tweet gördüm. Bir konferans da oyunlaştırma konulu sunumunu izlediğim hocamın tweetini gördüm. Oradan takip etmeye başlamıştım. "Böte mezunu olan, bizimle çalışmak isteyen bir arkadaş arıyoruz" şeklindeydi. Ben de oyunlaştırmayı ve oyunu çok severim. Eğer olursa burada çok değerli bir hocamla birlikte çalışma fırsatı bulacaktım ve buradan çok şey öğrenirim diye düşündüm. Özgeçmişimi attım. Görüşmelerin ardından bir bakmışım Yum! ailesi içindeyim. İşe girmeden önce bir test uygulaması yaptırdılar. Daha önce üniversitede benzer uygulamaları yapmıştım ve hiç zorlanmadım. Hemen başlamam istendi. Sosyal medya üzerinden işimi buldum. Bu olay, bu zamanda sosyal medyanın da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bir şeyi yapıyorsanız Twitter’dan paylaşın. Artık konusuyla ilgili bilgili çok önemli insanlar twitter vb. sosyal medyayı kullanmaya başladılar. Hangi sektörü düşünüyorsanız, o sektördeki öne çıkanları takip edin. Çok güzel bilgiler alıyorsunuz. Artık sosyal medya üzerinden bilgiye ulaşmak o kadar kolay ki. Google üzerinde bile arama yapmamıza gerek kalmadı.

"Oyunlaştırılmış uygulamalar ile insanların öğrenmelerini kolaylaştırmaya çalışıyoruz."

ilhan-ytu_block_1

İş hayatınızda (akademisyen, öğretmen, yazılım .. vb) neler yapıyorsunuz?

Öncelikle işe proje bazlı olarak girmiştim. Restaurantlar da 1000 sayfalık ciltler vardı. Biz o ciltleri dijitalleştirip, eğitim yönetim sistemimize aktararak başladık. Böylelikle dijitalden ulaşılabilir hale getirdik. Ben daha çok restoranların dijital eğitimine yönelik çalışmalar yapıyorum. Oyunlaştırılmış uygulamalar ile insanların öğrenmelerini kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Hem yüz yüze eğitime destek oluyoruz. Videolar, oyunlaştırılmış soruların bulunduğu uygulamalar “QuizGame” ile destekliyoruz. Oyunlaştırılmış uygulamalar ile öğrenmeyi kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Oyunlar tasarlıyoruz, eğitimi desteklemesi için “Nelly” adında bir tool kullanıyoruz. Bunların hepsi eğitim yönetim sitemine scorm paketleri olarak koyuluyor. Yeniden söylemek isterim ki, benim ilk öğrendiğim şey, "Scorm paket nasıl hazırlanır? Eğitim yönetim sistemine nasıl aktarılır?, Atama nasıl yapılır?" oldu. Eğer yapacaksanız, eğitim yönetim sisteminin, scorm paketin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Scorm paketlerini kodla da yapabilirsiniz, ya da bunların kolaylıkla yapımını sağlayan Captivate, Articulate Storyline, Adobe Presenter gibi programlar ile direkt scorm paket çıktısı alabiliyoruz. Bu programlar ile aynı zamanda başarılı e-learningler tasarlayabilirsiniz.

Özel sektörde yer edinmekte bize engel olabilecek durumlar nelerdir?

Kesinlikle, hiçbir engel kalmadı. Çünkü artık yapacağımız işlerin çoğu özel sektör ile ilgili. Eğitim Teknoloğu, veri tabanı, ağ uzmanlığı olarak özel sektörde çalışabiliyoruz. Özel okullarda öğretmenlik yapabiliyoruz. Hiçbir engel yok. Üniversitedeyken kendinizi ifade edebilme özelliğini çok iyi bir şekilde kazanmış olmanız gerekir. Artık bir kişi sunum yapmaktan çekinmemeli. İşe alınmalarda en büyük etken, kendini ifade edebilme. Üniversitede aldığımız eğitimle birçok şeyi yapabiliyor duruma geliyoruz. Özel sektörde önümüz çok açık. Sadece net bir şekilde ne yapabileceğimizi, ne yapmak istediğimizi aktarmamız gerekiyor.

BÖTE mezunu olmanın avantajları nelerdir sizce?

BÖTE bölümünde her konudan, her şeyden az az öğreniyoruz. Bir şey nasıl öğretilir, teknolojiyi nasıl kullanırız, yazılımı ve birçok şeyi öğreniyoruz. Ama hangi konuda ilerlemek istediğimizi kendimiz seçmeliyiz.. Bize bazı terimler veriliyor ama biz hepsini öğrenemeyiz. Her şeyin uzmanı olmak mümkün değil. Ama sadece bir taneyi öğrenmek de iyi bir şey değil. Yan olarak da bir şeyde kendini geliştirmelisin ki, yapacağın işi desteklemelisin. Tek bir şeyi bilmek her zaman iyi olmuyor. Örneğin; teknolojiyi çok iyi kullanıyorsundur ama aktaramıyorsundur hiçbir işe yaramayabilir. O yüzden BÖTE çok büyük bir avantaj. Biz bir mühendis gibi değiliz. Mühendis bilgisayarı ve teknolojiyi çok iyi kullanır, yazılımlar yapar. Ama biz yazılım da yaparız, çok iyi de sunarız. Yeter ki, bu iş olanaklarından hangisine gitmek istediğinizi seçin. Ben teknolojiye, oyuna odaklıydım. Teknolojinin gelişimine, eğitimde kullanılmasına çok meraklıydım. Çalıştığım firmada dijitalde eğitimler yapmanın yanı sıra sınıf içi yapılan eğitimlere de nasıl desteklemeleri gerektiğini bizle konuşuyorlar. Örneğin; bir finans eğitimi oluyor. Bunu nasıl desteklemeleri gerektiğini bize soruyorlar. Bir hatırlatma aracı var. Bunu kullanın. Böyle bir araçtan haberiniz oluyor. Araştırıyorsunuz, öğreniyorsunuz. Standartlar gibi sıkıcı bir konu var bunu nasıl öğretmeleri gerektiğini soruyorlar. Böyle bir oyun oynatalım. Hem standartları öğrensinler, hem de sisteme girsinler. Sonucunda da bir ödül verelim. Oyunlaştırılmış güzel bir araç olsun. Sınıf içinde de dijitalde de güzel işler yapabiliyoruz. Zaman içinde de BÖTE mezunlarının yapacakları iş olanakları da artacaktır. Şu an ben 10 sene önce olmayan bir işi yapıyorum denilebilir.

BÖTE mezunlarının atamalarında sorunlar yaşanıyor. Her geçen yıl daha az sayıda BÖTE mezunu ataması yapılıyor. Okullarda sunulan Bilgisayar dersinin ders sayıları da azaltıldı. Bu durumdan hareketle BÖTE’lerin geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

BÖTE'lilerin sadece öğretmenlik yapmadığını açıklamış olduğumu düşünüyorum. BÖTE’de okuyan ve öğretmenlik yapanları artık %20-30'lara düşmüştür diye düşünüyorum. Benim etrafımda öğretmen olan çok az arkadaşım var.  Özel sektörde çalışmaya devam eden arkadaşlarım daha fazla. Sadece öğretmenlik yapandan ziyade, aynı zamanda öğretmenlik ve Eğitim Teknoloğu olarak diğer öğretmenlere destek olan arkadaşlarım var.   BÖTE bölümlerinin devam etmemesi diye bir şey söz konusu olamaz, olmamalı. Avrupa'da kodlama saati ve eğitimde teknolojinin kullanımı hayatlarının bir numaralı parçaları. Eğitimde minecraft kullanımı dahi müfredata girmiş durumda. Türkiye’de de böyle olması gerektiğini düşünüyorum. Herkes internetin, bilgisayarın nasıl kullanılması gerektiğini öğrenmelidir. Teknoloji çağında bunları öğretmeden bence eğitim olamaz. Artık her şey internette. Çocuklar artık doğduğu andan itibaren internetle tanışıyor. Asıl önemli olan internetin nasıl kullanılacağını öğretmektir. Bu da biz bilgisayar öğretmenlerinin elinden geçiyor. Devlet de bunun farkında. Gittikçe önem veriliyor. Kodlama dersleri geliyor. Analitik düşünce, problem çözme gibi beceriler sağlanıyor. Sadece devlette çalışmayı düşünmeyelim. KPSS zorlu bir süreç. Özel sektörde ve özel okulda çalışabilecek birçok insan yetişiyor.

Bir BÖTE mezunu olarak şuan BÖTE okuyan arkadaşlarımıza bir öneriniz var mı?

Öğretmen olma zorunluluğunuz yok. Birçok alana yönelebilirsiniz. Yazılımcı, Eğitim Teknoloğu olabilirsiniz. Özel sektörde işler bulabilirsiniz. Özellikle özel sektörde, Eğitim Teknoloğu arayışı çok başladı. Artık şirketler Eğitim Teknoloğu’nu BÖTE mezunu olarak aramaya başladı. Araştırın, neye ilgi duyuyorsanız o alanda geliştirin. Öğretmenlikte de kendinizi geliştirebilirsiniz. Kesinlikle öğretmenlik mükemmel bir meslek. Mutlaka bende bir sene öğretmenlik yapmak istiyorum. Bu ne zaman olur bilmiyorum. Şu an Eğitim Teknoloğu olarak devam etmek istiyorum.

Yıldız Teknik Üniversitesi Böteli olmanın size ne gibi avantajları oldu?

Pedagojik olarak çok güçlü öğretim elemanlarına sahip. Eğitim teknolojileri üzerine de çok güzel dersler aldık. Eğitim Teknoloğu hakkında çok güzel bilgiler aldık. Ama eğitim yönetim sistemi hakkında bir bilgi almadık. Öğretmenlik ve eğitim konusunda çok güzel bilgiler aldık. Öğretmen olmak isteyenler için Yıldız müthiş bir yer. Okullarda işe alımlarda Yıldız Böteli olmanın avantaj olduğunu duydum. Çok ciddi öğretim elemanları var. Bende bunun faydasını görüyorum. Bildiklerimi çok rahat bir şekilde aktarabiliyorum. Çünkü bunun eğitimini çok güzel bir şekilde aldım. Etkili sunumun nasıl olacağını, sunumda nelere dikkat etmek gerektiğini, vurgulayacağım şeyleri nasıl yapmam gerektiğini eğitimini çok iyi bir şekilde aldım. Kendini sadece teknik alanda geliştiren kişilerin sunumlarda sıkıntılar yaşadığına tanık oluyorum. Mühendis olan bir arkadaş benim yaptığım işi yapabilir. Pedagojik alanda ve öğretme konusunda zorlanabilir.

Sizin gibi Eğitim Teknolojileri Uzmanı olmak isteyen arkadaşlar öğrencilik hayatlarında neler yapabilirler?

Çok fazla staj olanakları başladı. Artık özel sektörde iki, üç gün kadar çalışan Eğitim Teknoloğu yetiştirmek için üniversite öğrencileri arıyorlar. Avantajlarını mutlaka kovalamalılar. Bu iş üzerinde ilerleyen kişilere bunları sormalı, onları takip etmeli. Kesinlikle öğrenmekten ve bir şeyler sormaktan çekinmemeliler. Üniversitedeki hocalarından destek alabilirler. Onlar etrafla çok fazla iletişim sağlıyorlar. Üniversite hayatı boyunca sadece okula gidip ders almak ve eve gitmek bu şekilde başarılı olmanın çok zor olduğunu düşünüyorum. Başarılı olan tabi ki olabilir. Ama bunun çok zor olduğunu düşünüyorum. Artık üniversiteden mezun olduğunuzda özgeçmişinize yazacağınız mutlaka bir şeyler olmalı. Kendinize mutlaka bir değer katmış olarak üniversiteden mezun olmalısınız. Bir altyapın olmalı ki işi kazanasın. Çünkü üniversitelerde kimse boş durmuyor. Boş duran kaybediyor. İşsiz kalanların çoğunun boş duranlar olduğunu düşünüyorum. Üniversite mezunu olup tabi işsiz kalmak mümkün. Ama daha öncesinde staj yapmış olan, aktif olan, bir kulübe katılmış olan, etkinlikler düzenlemiş etkinliklere katılmış olan, başka insanlarla iletişim kurmaya çalışan, kendini tanıtan insanlar bence başarılı olacaklardır.

Lisans hayatınızda yaptığınız çalışmaları düzenli olarak (her sınıf sonunda) belirli bir düzen içinde sakladınız mı?

Evet, sakladım ve hala da saklıyorum. Özgeçmişimde de var ve kullanıyorum. Üniversitede yapmış olduğum etkinliklerim bir dosyada yazılıdır. Her yaptığım uygulamayı tabi ki her iş görüşmesine götürmüyorum. Eğitim teknolojileri ilgili bir iş yaptığım zaman, gidip de bir öğretmenlikle alakalı sınıf yönetimini nasıl yaparım gibi bir projeyi götürmüyorum. Çünkü ona bakmıyorlar. Anlamsız bir kalabalık oluşturuyor. Bu da yanlış düşünceye yol açabiliyor. Hala bilgisayarımda tüm projelerimi saklıyorum. Bazılarından hala da destek alıyorum. Hocalarımın sunumlarına, kodlara bakıyorum. Güncellemeler var mı onlara da bakıyorum. Çünkü teknoloji çok çabuk gelişiyor. Kendimizi sürekli güncellemeliyiz ki adapte olabilelim. Bilgisayarın öyle bir dezavantajı var diyebilirim. İki sene önce konuşulanlar şu an konuşulmuyor olabilir. Şu an konuşulanlarında iki sene sonra konuşulacak diye bir şey yok.

Sakladığınız bu çalışmaları bir portfolyo şekline ne zaman hazırladınız? Ve bu süreçte neler yaşadınız?

İlk işi görüşmemi üniversite döneminde yapmıştım. İlk görüşmeye gittiğim zaman portfolyo haline getirmiştim. Zorlanmadım çünkü düzenli bir şekilde tutuyordum. Sınıflara göre klasörler oluşturmuştum. Onlar da kendi içinde dönemler ve dersler olarak ayrılmıştı. Bu yüzden bilgiye çok kolay bir şekilde ulaşabiliyordum. Ekran görüntülerini alıyorum. Bütün projeyi götürmüyorum. Projelerim Drive, dropbox, flash disk gibi saklayabileceğim alanda duruyor. Projeyi anlatıyorum. İlgilerini çekerse açıp gösteriyorum.

İş başvuruşu veya yüksek lisans başvurularında bu portfolyoyu kullandınız mı?

İş başvurusunda kullandım. Portfolyo ile gitmenin kesinlikle etkili olduğunu düşünüyorum.  Mutlaka üniversite ile alakalı yaptığınız çalışmaları, kimlerle çalıştığınızı yazmalısınız. Eğer grupla çalışma yaptıysanız mutlaka belirtmelisiniz. Takım çalışması özel sektörde çok önem verilen bir konu.

Şu an öğrenci olan arkadaşların portfolyo hazırlamasını önerir misiniz, önemli olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle öneriyorum. Portfolyo hazırlamanın illa kâğıtla olması gerekmez. Ben kâğıt olarak hazırladım ama dijitalde artık o kadar güzel portfolyolar hazırlanıyor ki. E-portfolyo dediğiniz zaman çok güzel özgeçmiş hazırlama programlar, oyunlaştırılmış özgeçmişler karşımıza çıkıyor. Benim de iki özgeçmişim var. Elimde tuttuğum ilk özgeçmişim var. Sürekli güncellemeler yapıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir